Hırvatistan, Avrupa Birliği’nde 25-34 yaş arasındaki yetişkinlerin en büyük bölümünün ailesiyle birlikte yaşadığı ülke oldu. Eurostat’ın 2025 yılı verilerine göre, bu yaş grubundaki Hırvatların yüzde 62,3’ü hâlâ anne ve babasıyla aynı evde yaşıyor. AB ortalaması yüzde 30,1 olurken, Yunanistan yüzde 56,3 ile ikinci, Slovakya yüzde 54,3 ile üçüncü sırada yer aldı. Polonya’da bu oran yüzde 51, İtalya’da ise yüzde 50,7 olarak kaydedildi. Listenin diğer ucunda Finlandiya yüzde 4, Danimarka yüzde 3,9 ve İsveç yüzde 7,5 ile gençlerin ailelerinden en erken ayrıldığı ülkeler arasında bulunuyor.
Genç Hırvatların aile evinden ayrılmakta zorlanmasının başlıca nedenleri arasında yüksek konut fiyatları, kiralık konut yetersizliği ve istihdam koşulları gösteriliyor. OECD’nin 2026 Hırvatistan Ekonomik İncelemesi’ne göre, ülkede nüfusun yalnızca yüzde 3,2’si özel veya sübvansiyonlu kiralık konutlarda yaşıyor. Bu oran OECD ortalaması olan yüzde 25’in oldukça altında. Konut edinmenin özellikle turistik bölgelerde ve büyük şehirlerde zorlaştığına dikkat çekilirken, Split-Dalmaçya ve Dubrovnik-Neretva bölgelerinde ortalama fiyatlı 75 metrekarelik bir daire satın alabilmek için yaklaşık 18-19 yıllık net kullanılabilir gelire ihtiyaç duyuluyor. Güney ve Doğu Avrupa’da aile yanında yaşamanın kültürel açıdan daha yaygın olması da bu tabloyu etkileyen faktörler arasında.
Eurostat’ın aile evinden ayrılma yaşına ilişkin verileri de Hırvatistan’daki durumu ortaya koyuyor. 2025 yılında Hırvat gençler ailelerinin evinden ortalama 31,5 yaşında ayrılarak AB’de en yüksek ortalamaya sahip oldu. AB genelinde bu yaş 26,3 olarak hesaplandı. Yunanistan ve Slovakya 30,9 yaşla Hırvatistan’ı takip ederken, İspanya ve İtalya’da ortalama ayrılma yaşı 30,2 oldu. Buna karşılık Finlandiya’da gençler ortalama 21,4, Danimarka’da ise 21,8 yaşında aile evinden ayrılıyor. Veriler, Hırvatistan’da gençlerin bağımsız bir yaşam kurmasının ekonomik ve sosyal nedenlerle Avrupa’nın büyük bölümüne kıyasla daha geç gerçekleştiğini gösteriyor.
